21 Aralık 2019

Kadınlarımıza saldırılar,
Dünyamızı önümüzdeki yıllarda etkileyecek çok önemli gelişmeler...

Kadınlarımıza saldırılar

Bugün ülkemizde en çok tartışılan konu kadınlarımıza yapılan alçak saldırılar; bugün bu konuyu yazmak istiyorum;

Öncelikle cumhuriyet tarihimizin ilk yıllarına 1921 yılına gidelim. Cumhuriyet tarihimizin büyük ustası Sayın Sinan Meydan’ın bir yazısına göz atalım.

Türk ordusu, önce Kütahya’da, daha sonra da Eskişehir muharebelerinde İngilizlerin kışkırttığı ve silahlandırdığı yunan ordusu tarafından Sakarya’nın doğusuna çekilir ve savaşı bu cephede yapmayı planlar.

İşte o zaman ordudan 35 kişi o gün için çok önemli olan silahları ile alçakça firar eder ve daha sonra bu kaçak hainlere vur emri çıkar. Kaçanlar Anadolu’da soygunculuk ve hatta seferberlik nedeni ile kocasını cepheye gönderen kadınlara tecavüz etmek ve iç isyanlara katılmak gibi suçları işlerler.

Fakat o hainlerin boşluğunu kahramanlıkları, yiğitlikler, cesaretleri ile vatan için ölmekten çekinmeyen kadınlarımız doldurur. İşte bunlardan bazılarından söz edeceğim.

1) Kara Fatma (Seher Erdem)
2) Şerife Bacı (Cepheye silah taşıyan yiğit, yürekli kadınlarımızı temsilen)
3) Halide Edip Adıvar (Halide Onbaşı)
4) Çete Ayşe
5) Halime Çavuş
6) Tayyar Rahime
7) Gördesli Makbule

Ve daha niceleri… Ancak Rus cephesinde elinde davulla köy köy dolaşan Nene hatunu da rahmetle anıyorum.

Türk kadınları, bizim kadınlarımız, Gazi Mustafa Kemal’in kadınları;

Sizler bugün de vatanımız zorda olsa, iyi biliyorum ki sizler, yine hiç tereddüt etmeden cepheye koşarsınız.

Yoksa sizden bazı çevreler intikam almak mı istiyor diye düşünüyorum.

Dünyamızı önümüzdeki yıllarda etkileyecek çok önemli gelişmelerden söz edeceğim

1) Putin, Rus yazılımına sahip olmayan akıllı telefon ve bilgisayarların satışının yasaklanmasına yönelik yasayı onayladı. Bu yasayla teknolojik cihazlarda yerli yazılımlar zorunlu hale geldi.

2) Çin’in yazılım programı Huawei hızla dünyada yayılıyor. Her ne kadar ABD bu yazılımı yasakladıysa da bazı AB ülkeleri bu yasağa katılmadılar.

3) Çin tarihin akışını değiştirecek, “Bir kuşak bir yol” projesinin para birimi Yuan ancak henüz güçlü bir sonuç olmasa da gelecekte başarılı olacağının ve düzenli yükseleceğinin belirtileri var.

4) ABD halen kendini dünyanın tek süper gücü görüyor ve canının istediği ülkeye yaptırım uyguluyor. Tabii ki bu günlerde en fazla da ülkemize sözde yaptırım uyguluyor. Türkiye hepsini reddetmeli, hatta ciddiye bile almamalı.

5) Yine bugünlerin ülkemizin en önemli konularının birisi İstanbul’daki kanal projesi.

Bu projenin aynı günde, aynı anda beş televizyon programında tartışıldığına tanık oldum. Her konuşmacı öncelikle Montrö sözleşmelerinden söz ederek bunun delineceğinden bahsediyorlar. Bu projeyi hiç sulandırmayalım...

O kanaldan hiç bir A B D gemisi geçmez, geçemez.

O kanalın depremi tetiklemesi söz konusu bile olamaz.

Bu kanal İstanbul’un mevcut nüfusuna yaklaşık 7-8 milyon yeni nüfus eklenecek.

Bu nüfus artışı sonucu Marmara denizi tam bir fosseptik çukuruna dönüşür ve dünyada bir denizi kaybeden tek bir ülke oluruz. Marmara denizinin ekonomisi o kanaldan diyelim ki tüm ülkelerin gemileri geçse bile Marmara denizinin ekonomik kaybını karşılamaz.

Şimdi sözüm tüm ülkede var olan siyasi partilere; İstanbul’u kurtarmak istiyorsanız İstanbul’un nüfusu 10 milyonun altına çekilmeli.

6) Gündemimizdeki bir diğer konu; Libya konusu.

Türkiye’nin Libya ulusal mutabakat hükümeti ile yapılan münhasır ekonomi bölgesi anlaşması kazanılmış bir haktır. Bazı yorumcular eğer “Libya, Hafter tüm Libya’ya hâkim olsa bile bu anlaşmadan geri adım atabilir mi?” diye soruyorlar.

Libya’ya Akdeniz’de bu kadar avantaj getiren bu anlaşmadan kesinlikle çekilemez. O zaman Libya’ya ihanet etmiş olur. En azından Türkiye’ye anlaşma yolları arar.

Ayrıca Rusya Hafter’i askeri olarak desteklemesi asla söz konusu olmaz. ABD ile çatıştığı bir dönemde Türkiye’yi gücendirmeyi göze alamaz.

7) Madrid’deki İklim değişikliği toplantısı sona erdi, ancak bir sonuç maalesef sonuç alınamadı. Demek ki dünyamızda etkin olan kapitalistler ve liberaller henüz yeteri kadar işin ciddiyetini kavrayamamışlar Avustralya’dan ve Rusya’dan iklim ile ilgili çok olumsuz haberler geliyor.

8) Son günlerde basında bir magazin haberine rastladım. Almanya’nın Türk asıllı futbolcusu belki futbolculuğu büyük ancak zekâsı galiba biraz kıt olsa gerek, Çin’in Sincang Uygur bölgesindeki Türklere ve Müslümanlara işkence yapıldığını iddia etmiş, Çin yetkilileri de bunu ciddiye alıp Mesut Özdil’i muhatap almış ve Sincang bölgesine davet etmiş. Tamamen ABD’nin kirli propagandasına alet olmuş, tabii ki yandaş basın bu fırsatı kaçırmamış…

9) Ülkemizin çok önemli bir diğer sorunu ise işsizlik, özellikle eğitimli genç işsizlik bu konuyu bir sonraki yazıma bırakacağım ancak; Anadolu’muz dünyanın en zengin bölgesidir. İktidar ve muhalefet sadece bu konuda uzlaşmayı denesin bu sorun kesinlikle çözülecektir.

10) SON SÖZ; her yazar, siyasetçi partici, yorumcu kendilerini açıkça ifade etmeli, ülkemiz bir yandan ABD, NATO veya AB yandaşı gibi Atlantikçi değil yükselen güç Çin, Rusya, Kazakistan, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin oluşturduğu Avrasya’nın yanındayım.

Bunu açıklarken batıyı hiç yok saymıyorum, emperyalist emellerini terk ederse, ben o batıya da saygı duyarım.

Ve işte o zaman dünya gerçek ve sonsuz bir barışa kavuşur.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html