19 Kasım 2019

Dünyada ve ülkemizdeki gelişmeler, Türkiye İzlanda maçı...

Dünyada ve ülkemizdeki gelişmeler
Değerli okuyucularım, benim yazılarımı haftada bir yazıyorum artık sizde takdir edersiniz ki gerek ülkemiz yönetimi gerekse, başta kendi ülkesinde bile yalancılığı tescilli ABD başkanı Trump, her gün patavatsız sözleri ile Fransa başkanı Macron ve evlere şenlik şimdiki İngiltere başbakanı, günlük siyaseti engelliyor.

Belki eski günleri hatırına Almanya şansölyesi Merkel olumlu bir lider diyebiliriz ancak kendisi aktif siyasi yaşamı bırakıyor. Yerine gelen milli savunma bakanı ise hem ülkemize hem de Avrupa’ya pek güven vermiyor.

Bu koşullarda günlük siyasi yorum yapabilmek çok zorlaştı, hatta imkânsız hale geldi.

İşte bu koşullarda ben uzun vadeli öngörülerde bulunacağım.

1) ABD’nin Suriye petrollerine el koyması ve bu petrolle terör örgütlerini finanse etmesi gibi düşünmesi içi boş bir davranıştır. Suriye petrolü çok kalitesizdir hatta şayet petrolün fiyatı 15-20 dolar artsın bu petrolün çıkartma maliyeti getirisinden fazla olur.

Aslında Pentagon burada yani Ortadoğu’da ileride yaratacağı bölgesel huzursuzluk için askerlerinin varlığına gerekçe yaratıyor. Bunlardan en önemlisi Türkiye ile İran’ın arasını açmak ve Astana sürecini baltalamak geliyor

2) Suriye’nin petrolsüz kalması söz konusu olamaz. Hem dünyanın en büyük petrol zenginliği olan İran ve önümüzdeki günlerde pek çok Arap ülkesi Suriye ile ilişkilerini geliştiriyorlar, o ülkelerden de destek gelebilecek.

3) Türkiye’de hemen hemen tüm uluslararası uzmanlar Suriye ile masaya oturması gerektiğini ısrarla vurguluyorlar ancak son günlerde Türkiye yönetiminin davranışları nedeni ile Suriye ile ilişkilerimiz kısa ve orta vadede düzelmesi söz konusu olmayacak gibi. Ancak Rusya bu konuda çok kararlılıkla ülkemize çok ısrarla baskı uygularsa belki…

4) Bizim ülkemiz için, ülkemizin çıkarı adına tüm Suriyeli sığınmacılar kendi ülkelerine dönmeleridir. Ancak bu durum İsrail’in hiç hoşuna gitmez, çünkü Lübnan’daki Suriyeliler geri dönünce Esad’ın affı ile hepsi askere alındı ve yeni bir kolordu oluştu.

Türkiye’deki Suriyeliler hepsi geriye dönerse dört kolordu oluşturulabilir ki, gerek Rus gerek İran tarafından eğitilecek bu ordu Suriye’nin elinden zorla alınan Golan tepelerinin geri alınmasını gündeme getirir. Onun için ben gerek ABD’nin gerekse İsrail ajanlarının Suriyelilerin ülkelerine dönmelerini engelleyeceklerine inanıyorum.

Türkiye İzlanda maçı
Bu yazımı İzlanda ile yaptığımız maç günü yazıyorum. Bu maçta berabere kalarak Avrupa finallerine katılma hakkını elde etmemiz beni kesinlikle mutlu etmedi;

1) maçtan önce misafir ülkenin ulusal marşı okunurken seyircilerin ıslıklaması bir nevi protesto eden seyircilerimizi şiddetle kınıyorum. (Bu protestolara katılmayan seyircilerimiz varsa onları ayırıyorum.)

2) Kulüplerimiz taraftarlarının her maçta “Mustafa Kemalin askerleriyiz” söyleyişleri hep takdir ettim, ancak onlara şu olayı anımsatmak isterim. Büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Paşa vatanımızı işgalden kurtardıktan sonra İzmir’e gelir, Karşıyaka’da Yunan kralının kaldığı eve geldiğinde kapının girişine serili Yunan bayrağını görünce bunun neden yapıldığını sorar. Yunan kralı İzmir’e geldiğinde merdivenlere bir Türk bayrağı serildiğini ve kralın bayrağımızı çiğneyerek binaya girdiğini söylerler. Bayrağımıza yapılan bu aşağılama Karşıyakalıları derinden etkilemiş ve Mustafa Kemal bu binayı ziyaret ettiğinde aynı şekilde davranmışlardır. Gazi “Derhal bu bayrağı kaldırın bayraklar milletlerin simgeleridir ayaklar altına alınamazlar” der. Gazinin bu soylu davranışı tüm dünyanın takdirini kazanır ve bu takdir edilen davranışın diğer bir boyutu ulusal marşlardır.

Daha önceki hafta Fransa ulusal marşı da protesto edilmişti ki Fransa’nın ulusal marşı ülkemiz dâhil tüm dünyayı derinden etkileyen Fransa devriminin marşıdır.

3) Bu sene başta sanırım İngiltere de olmak üzere Avrupa da yapılacak kupasındaki en yüksek seyirciler çeşitli Avrupa ülkelerinden gelecek Türkler olacaktır. Oradaki maçlarda yabancı ülkelerin değerlerine saygısızlık yapılırsa diyorum ki Avrupa şampiyonu olsak bile eğer Türk milletinin saygınlığına gölge düşerse eğer batsın öyle şampiyonluk.

5) Maç sahamızda oynanıyor, misafir takım Anadolu’daki orta büyüklükte bir kasaba kadar bir ülke ve oyuncularımızın bu beraberlik sonucu finale kalsa bile bu kadar abartılı sevinç gösterisinden Türk futbolu adına üzüldüm.

6) Bizim Milli Takımımız İzlanda’ya gittiğinde takımımıza yapılan çirkin davranışını özellikle takım kaptanı Emre’ye yapılan hakarete dışişleri bakanlığı düzeyinde tepkimizi gösterdik. Bu davranışın karşıtı onların ulusal marşına tepki göstermek olmamalıydı.

7) Şimdi biraz da İzlanda ile tarihi ilişkilerimize bakalım;
1627 yılında Cezayirli aslen Hollandalı dönme, sonradan Müslüman olmuş Cezayirli kaptan Küçük Murat Paşa Atlantik’teki savunmasız, hayatlarında hiç savaş yüzü görmemiş bu adaya baskın düzenler yaklaşık 400 tutsakla geriye döner. Bu olaydan Osmanlı devletinin hiç haberi olmamasına rağmen kabak Türk milletine patlamıştır. (Osmanlılığa değil) ve o tarihten sonra Türk öldürmek suç olmaktan çıkar.

Bu çağ dışı karar 300 yıl devam etmiştir. Nihayet 1972 yılında bu karar kaldırılmıştır. Gerçi o güne kadar hiçbir Türk öldürülmemiştir.

8) İzlanda ülkesinin futbolcularının hepsi başta İngiltere olmak üzere Norveç ve İsveç gibi oldukça çok gelişmiş ülkelerde top oynarlar, her futbolcu gittiği ülkede kendi ülkesinin bir elçisi gibidir. Bizim milli takımımızın çok büyük çoğunluğu da yurt dışında oynuyor. Düşünüyorum ki veya özeniyorum diyelim bu gençlerimizi bir nevi diplomat gibi yetiştirmeliyiz.

Son söz; başta futbol olmak üzere bir ülkenin imajına zarar verdiği gibi, o ülkenin dünyada imajını güçlendirebilir.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html