12 Kasım 2019

Mustafa Kemal Atatürk’e sevgi ve saygı, Ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeler,
Dünya siyasetinde önemli bir gelişme, Sayın Ekrem İmamoğlu yazıma gelen eleştirilere yanıt...

Mustafa Kemal Atatürk’e sevgi ve saygı

Bu yazımı 10 Kasım günü yazıyorum. Yazılarımda sadece M. Kemal Atatürk olacak. Yaşamımı sürdürdüğüm İzmir’de saat 9.05’te çevremde herkes saygı duruşundaydı. Sonra televizyon kanallarını izledim bütün ulusumuz saygı duruşunda idi. Dolmabahçe sarayı, Selanik deki Atatürk evi dolup taşıyordu. Tüm dünyadaki Türkler hemen, hemen her ülkede var olan Atatürk heykellerinin önlerine koştuklarının heyecanını izlemek çok güzeldi. Bazı olumsuz kişiliklerin karşı duruşunu önemsemiyorum.

Gazetelere gelince, yandaş dediğimiz medya bile bu coşkulu sevgiyi yok sayamadı. Birçok basında yer alan Atatürk ile ilgili yazılardan benim için çok anlamlı bir Atatürk koleksiyonum oldu.

İşte şimdi bu yazılardan seçtiğim dünya liderlerinin atamızla ilgili sözlerinden bazılarından söz edeceğim:

Modern Hindistan’ın kurucusu Mahatma Gandi; “Mustafa Kemal İngilizleri yeninceye kadar, biz Tanrıyı da İngiliz zannederdik.”

İngiltere başbakanı Lloyd George; “Yüzyıllar çok nadir olarak bir dahi yetiştirir, şu talihsizliğe bakın ki, 20 yüzyılın dâhisi Türklere nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı.”

11 Kasım 1938 günü bir İtalyan gazetesinin manşeti; “Sezar, İskender, Napolyon, ayağa kalkınız, en büyüğünüz geliyor.”

Yazımın bu bölümünü sonlandırırken artık ilerleyen yaşım nedeniyle gidemediğim Anıtkabirde olmak çok isterdim.

Neyse ki yaşamım boyunca defalarca o heyecanı yaşama şansım oldu.

Ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeler

12 Kasım’da Sayın Erdoğan ABD’ye gidecek, gitmeden önce Putin ile telefon görüşmesi yaptığı açıklandı. Ancak bugün çok ağır bir uyarı geldi S400’leri Türkiye aktif konuşlandırırsa ülkemize çok sert yaptırımlarda bulunacaklarından söz ettiler. ABD’nin hiçbir ülkeye yaptırım yapma hakkı yoktur. Artık dünyanın tek kutuplu olmadığını bu ülkeye hatırlatma zamanı çoktan geldi.

Türkiye’mizin Jeopolitiği (coğrafyası) çok önemlidir. “Bu jeopolitik bir iktidar için kullanılırsa o iktidara prestij sağlar ancak ülkenin çıkarları için kullanılırsa, ülkemiz çıkarları için çok kazanımları olur” diyorum.

Ülkemizdeki demokrasi için çok çeşitli yorumlar yapılır, ben farklı bir yorum yapmak istiyorum.

Alkış demokrasisi; Sayın Erdoğan her fırsatta, muhalefet partileri ise salı günleri konuşurlar, konuşmaları sözde liderler yapar. Toplantılara özel alkış gurupları getirilir, liderin gerek Bahçeli gerek Kılıçdaroğlu gerekse Akşener ses tonlarını zaman zaman yükselterek alkışı hatırlatırlar.

Alkış merakı, toplumumuzun gerçekleri öğrenmesini engeller. Yaklaşık 2000 sene önce yaşamış Sokrates güzel ve etkili konuşma halkın gerçekleri öğrenmesini gizler. Demiştir.

Güzel konuşma doğruyu söylemektir. Ben siyasi yaşamımda çok güzel ve etkili konuşan liderler tanıdım, mesela Sayın Ecevit, mesela Sayın Baykal, çok iddialı söylüyorum o konuşmaların etkisi ile ülkem çok şey kaybetti. ileride bu anılarımı sizlerle paylaşacağım.

Dünya siyasetinde önemli bir gelişme

“NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” sözünü çok benimsedim.  Makron’u pek sevmem, hatta hiç sevmem diyebilirim.

Ancak madem beyin ölümü gerçekleşti artık fişini çekmenin zamanı geldi. Her ne kadar Almanya biraz farklı yaklaşsa da benim görüşüm NATO sadece ABD’nin çıkarlarına hizmet eder.

Son sözüm NATO fesih edilmelidir…



Sayın Ekrem İmamoğlu yazıma gelen eleştirilere yanıt

Önce geçen haftaki (5 Kasım) yazımda sayın arkadaşım Metin Aydoğan benim yazımı paylaşmayı uygun görmüştü.

Ancak bazı arkadaşların oldukça yoğun fakat seviyeli eleştirileri olmuştu, ben bu yazımda bu eleştirileri yanıtlayacağım:

1) Öncelikle yazımın başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmenin bugünün koşullarında çok zor olduğunu belirtmiştim.

2) Sayın İmamoğlu’nun sık, sık yurtdışına gitmesini uygun görmüyorum, uluslararası ilişkiler çok deneyim ister, siz bir büyükelçinin (ki ilgili eğitim kurumundan mezun olacaksın, çok önemli sınavlardan geçeceksin, en az 30 yıl diplomatlığın gerektiği görevlerden sonra ancak büyükelçi olacaksın, o zaman genel olarak bugün iktidar partisinin tayin ettiği büyük elçilerden!!! ne farkın kalır?

Son olarak Almanya’daki iki Almanya’yı ayıran duvarın yıkılış yıldönümünde gittiğin Almanya Şansölyesi Merkel’i davet etmeni uygun görmediğimi açıkça ifade edeyim.

3) Bugüne kadar seni iki kez eleştirdim, tekrar ediyorum İstanbul hem her geçen artan trafik sorunu ve çok zor susuzluk sorunu yaşayacak,

4) Bu yazım seni uyaracağım son yazım; şimdi senin için “Kahramanın Yolculuğu” kitabı yazılıyor, yükseklere çıkarken yanında çok kişi olur.

Bu yazımı burada noktalıyorum.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html