01 Ekim 2019

Birleşmiş Milletler Toplantısı ve KKTC,
Yeni Dünya Düzeni nasıl olmalı?, İstanbul’da Deprem ...

Birleşmiş Milletler Toplantısı ve KKTC
BM toplantısı; New York’ta yapılan ve ülkemizin en üst düzeyde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından temsil edilen toplantıda yapılan temaslardan ne gibi sonuç alındı, çoğunlukla liderler arasında yapılan gizli görüşmelerden doğal olarak bilgi sahibi olamıyoruz, ancak merak ettiğim konular da var…

Örnek; Türkiye’nin Kıbrıs’taki haklı davasında görüşülen ülkelerin desteği alındı mı?

Pakistan devleti; Özellikle Keşmir sorununda Hindistan’a karşı Türkiye’nin desteğini istedi. Peki, Pakistan Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetini tanımalı mı?

Ya “Bir halk iki ülke” diyen Azerbaycan ki şu anda (TANAP gazını Avrupa’ya ulaştırmak için ülkemize muhtaç olan ve doğu Akdeniz’deki hidrokarbon gazlarının alternatif olduğu şu günlerde) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıması gerekmez mi? Ya Bosna Hersek, ülkemizden bugüne kadar çok dostluk gördü. Ülkemiz çok zor ekonomik koşularda iken çok fazla desteklendi, tanıması gerekmez miydi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini?

Ya Afrika ülkeleri, hani Kazakistan, İran…

NOT; Ben bugünlerde tüm Avrupa ülkeleri ABD’nin de desteği ile Güney Kıbrıs Rum kesimini desteklerken Kuzey Kıbrıs Türk devletini tanımayanların ülkemize olan dostluklarına güvenmiyorum

Yeni Dünya Düzeni nasıl olmalı?
1) Milletler Cemiyeti;
Birinci dünya savaşı (birinci paylaşım savaşı) çok büyük felaketle sonuçlandı. Yaklaşık 60-70 milyon insan yaşamını kaybetti ve ilk defa siviller askerlerden daha fazla öldüler;

Bunun üzerine 28 Nisan 1919 da milletler cemiyeti olarak İsviçre’de kuruldu. Bu cemiyet daha sonra emperyalizme meydan okumuş Türkiye’nin eksikliğini fark ederek ülkemizi bu cemiyette mutlaka    bulunması gerektiğini ifade etmeleri üzerine  Gazi Mustafa Kemal Paşa “O zaman bizi davet etsinler” dedi ve pek çok Avrupalı ülke Türkiye’mizi davet etti: O gün Atatürklü dönemimizin en onurlu günlerinden biriydi.

Ancak bu cemiyet dünya barışını sağlayamadı ve dünya çok daha acımasız ikinci dünya savaşına girdi böylece Milletler Cemiyeti 18 Nisan 1946’da fesih edildi.

2) Birleşmiş Milletler;
ABD egemenliğinde kuruldu. Zaten savaş gücünü önemli şekilde yitirmiş Japonya’ya atılan iki nükleer bomba ile milyonlarca sivil yaşamını yitirdi. Sonra ABD’nin tek kutuplu dünya egemenliği başladı.

Dünya kan gölüne döndü, bu haydut devlet iki dünya savaşında ölenlerden daha fazla insanı acımasızca katletti. Vietnam, Afganistan, Irak, Libya  diğerleri;

Nihayet Putin’in tarih sahnesine çıkması ve artık çok kutuplu dünyadan söz etmesi ve Çinin yükselişi  ABD’nin hegemonyasının sonu oldu ve bence de artık New York merkezli Birleşmiş Milletlerin de artık tarihin çöp tenekesine gitme zamanı geldi.

Dünyamızın, bugün uluslararası yeni bir örgütlenmeye gereksinimi var;

Bu uluslararası kurulacak yeni DÜNYA DÜZENİ şu kurallara sahip olmalı:

1) Yeni dünya düzeninde kapitalizmin yeri olmamalı (bazı kişiler vahşi kapitalizmi suçlarlar!!! Sanki uygar kapitalizm de varmış gibi. Oysa kapitalizmin her türlüsü artık dünya gündeminden düşmeli.)

2) Yeni Dünya düzeninde doların egemenliği sonlandırılmalı.

3) Uluslararası toplantılar her yıl ayrı bir kıtada yapılmalı.

4) Silahlanma yarışı sonlandırılmalı, özellikle nükleer silahlar konusunda ülkeler kesin olarak anlaşmalı    ve dünyadaki tüm nükleer silahlar imha edilmeli.

5) Sadece bugün, dünyada silahlanma yarışında  yaklaşık iki trilyon dolar harcanıyor oysa bu para ile    dünya yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelse iklim krizine anlamlı bir çözüm olur.

6) Yer küremizin,  bütün ülkelerinin ormanları için dünyanın ortak kullanacağı bir irade olmalı.

7) Kuzey Kutup bölgesi pek çok ülkenin mücadele alanına döndü, oysa güney kutup bölgesinin zenginlikleri dünyanın ortak malı kabul ediliyor. Bunun gibi dünyayı ve zenginliklerini ortak kullanma iradesi oluşmalı.

8) Başta Fransa, Hollanda, İngiltere, Amerika, Belçika, İtalya, Afrika’yı 200 yıldır acımasızca sömürdünüz borçlarını yeni dünya düzeninde bu ülkeler Afrika’ya olan borçlarını ödemeli.

Yani “Dünya düzeninde” küresel adalet mutlaka oluşmalı.

Şimdilik bu kadarla yetineceğim.

İstanbul’da Deprem
İstanbul’da 5,8 büyüklüğünde bir deprem oldu; ülkemizi çok ilgilendiren pek olay göz ardı edildi. Oysa bu deprem sadece gelişmiş ülkelerde değil henüz gelişmesini tamamlamamış ülkelerde bile haber konusu olmaz.

Düşüncelerimi sizlerce paylaşacağım (11 yıl İzmir İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığını yapmış olduğumu anımsatırım)

1) Nasıl hepimizin bir aile doktoru varsa her televizyon kanalının da bir depremci uzmanı var; kimisi iyimser  rolünde, kimisi alabildiğine korku veriyor.

2) Bugüne kadar ölçülen sürede Anadolu’daki depremlerde, (bunlara İstanbul, İzmit, Adapazarı ve    iki kez Erzincan’ı yer ile bir eden depremler dahil) 85 bin kişi yaşamını yitirmiştir.

Oysa bu televizyon kanalında konuşan uzmanların!!! toplumda yarattığı korku ve panik atak gibi nedenlerle ilaç bağımlısı olan insanlarımızın ölüm oranı depremde ölenlerden daha fazla.

3) Her önüne gelen yetkili ısrarla depremden sonra toplanma alanlarını AVM yapılmasından söz ediyor. İstanbul’da 16 milyon insan yaşıyor, bugün bu kalabalığı hiçbir yerde toplamanız mümkün değildir.

4) Bizim ülkemiz için tek çözüm; ülkemizde dünyanın en güçlü ve deneyimli inşaat sektörümüz var. Sadece sağlam binalar yapmak. Depremde en güvenli yer evlerimiz olmalı, bu görev de sadece İnşaat mühendisliğine aittir.

İşte bu nedenledir ki  depremden sonra değil, depremden önce inşaat mühendisliğiyle tanışın.

5) Daha fazla bilgi için 20 Ağustos’ta yazdığım “deprem gerçeği” yazımı okuyabilirsiniz.
Bilgisayarda okumak için tıklayınız.
Cep telefonunda okumak için tıklayınız.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html