27 Ağustos 2019

İçinde bulunduğumuz günlerde ülkemizin gündemindeki olaylar ve bu konudaki yorumlarım.

1) İdlib meselesi; İdlip, birleşmiş milletlerin tanımı ile Suriye Arap Cumhuriyeti’nin bir vilayetidir, her an Türkiye ile Suriye’nin savaş potansiyelini taşımaktadır. Astana sürecinin tanımına göre Suriye’nin ulusal bütünlüğü güvencesi altındadır ancak Türkiye için ise güvenlik sorunudur.

İdlip’te gerek Rusya için gerekse Çin için tehlikeli haydutlar barınmaktadır. Buradaki İdlip halkının herhangi bir şekilde Türkiye’ye göç etmesi bu tehlikeli çeteleri ülkemize girmesi sonucunu doğuracaktır. Oysa Türkiye - Suriye sınırına yaklaşık 4 milyar dolara mal olmuş son derece güvenli bir duvar yapılmıştır.

(İsteyen google’dan bu duvar ile ilgili bilgi sahibi olabilir) O zaman eğer bu göç dalgası ülkemize yönelirse sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir.

2) Suriye’nin kuzey doğusundaki güvenli bölge sorunu; Ne yazık ki bu da ülkemiz için oldukça sorunlara neden olacaktır. Daha şimdiden Astana ortaklarındanİran, ABD ile yapılan bu güvenlik bölgesini tanımadığını açıkladı ve doğal olarak o bölgenin sahibi Suriye de güvenlik bölgesini tanımadığını açıkladı.

3) Kırım sorunu; Türkiye’nin ülkemize gelen Ukrayna başbakanına Rusların kırımı işgalini tanımadığını açıklaması sonucu Rusya’da çok ciddi tepkiler oluştu. Sanırım Türkiye önümüzdeki günlerde Rusya tarafından uyarılacak.

4) Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon zenginliği; Türkiye’nin yaptığı çabalara karşın pek çok ülkenin (hatta sözde dost ülke bildiğimiz Katar dâhil) yaptıkları buradaki gazı doğrudan önce Girit adasına daha sonrada Avrupa’ya ulaştırma projesi 10 milyar avro maliyeti sonuçlanama. Önce oradaki gazlar gerek Azerbaycan’ın TANAP gerekse Rusya’nın Türk akımına rakip olması mümkün değildir. Şöyle ki 2023 yılında dünyadaki arabaların tamamı elektrikli olacak, güneş ve rüzgâr enerjilerine çok büyük yatırımlar yapılacak ve küresel ısınmanın dünyayı etkilerinin sonucu hidro karbonların kullanılması azalacak.

5) Ülkemizdeki ihale sistemi olan yap işlet kazancını devlet garanti edecektir ürettiğiniz enerji çok karlı olarak satarsınız yöntemi bu kez tutmadı. Sinop’ta Japonya, Fransa ortaklılığına yaptırılacak olan nükleer tesis ten ilgili firmalar vazgeçti. Bu konuda açıklamayı Fatih Birol yaptı.
Aslında bu ihalelerin yani bir kuruş masraf yapmadan ihale yap ve ürettiğinin enerjiyi dünya fiyatlarının çok üstünde satma garantisi vermek (Akkuyu’daki Ruslarla yapılan anlaşma gibi) yapılan ihale yöntemi bu kez tutmadı.

Bu arada şu tehlikeyi sırası gelmişken Almanya ve Fransa gibi ülkeler deniz sıcaklıklarının çok artması sonucu nükleer tesislerin soğutma suyu olmaması nedeni ile nükleer tesislerin çalışmaları kısmen durduruldu. Peki, o zaman “Rusya’ya yaptırılan Akkuyu nükleer tesisi çok sıcak suları olan Akdeniz’de güvenli mi?” diye düşünüyorum.

6) “Türkiye’yi terk edenler neler yaşıyor?” Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu’nun 8 Ağustos günkü yazısından alıntılar; +
Türkoğlu yazısının başında 324 bin kişinin ülkemizi terk ettiğini yazdı. Bahar Çuhadar’ın “Yeni ülke yeni hayat” kitabından alıntılar yaparak bu insanların gittikleri ülkede yaşadıklarından örnekler verdi:

Japonya’ya yerleşmiş Alev “Başka bir ülkeye yerleştiğinizde o zamana kadar edindiğiniz bilgiler deneyimler adeta çöp oluyor”

Londra’ya yerleşen Aysel “İsterseniz burada ev sahibi olun, ben bu ülkeye ait olmadığım hissini her an yaşıyorum”

Almanya’da yerleşen Burçin “En çok bisiklet sürerken sizi durdurup bisikletinizin çalıntı olup olmadığını numarasından kontrol ediyorlar.”

Mimar sınan Üniversitesi mezunu Serkan’ın huzurevinde başına gelenleri yazmayı içime sindiremedim isterseniz Barış Terkoğlu’nun bu yazısının tamamını okuyabilirsiniz.

Burada gençlerimize son sözlerim; lütfen mutluluğu yurt dışında aramayın.

Özel not: genellikle Hollanda’ya giden yurttaşlarıma; yaklaşık 5/6 yıl sonra kutuplarda eriyen buzullar sonucu Hollanda’nın çok büyük bölümü sular altında kalacak ve Hollanda ekonomisi çökecek. İşte o zaman ülke dışına en önce Türkleri sınır dışı edecekler.

7) Şu anda dünyanın kilit ülkesi Hindistan; Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller’in G20’deki toplantılarda bizim ülkemizin gündeminde olmadığı için olsa gerek ki sadece kadın üniversitesi dışında yapılan iki önemli toplantısı iki G3 toplantılarından söz ediyor:

A) G3 Çin, Rusya, Hindistan zirvesi,
B) G3 ABD, Japonya, Hindistan zirvesi

Burada görüldüğü gibi her iki zirvenin değişmeyen ülkesi Hindistan. (üstelik son yapılan analizlerde 2030 yılında Hindistan’ın Çin ile gelişmişlik düzeyinde aynı seviyeye geleceği öngörülüyor.

Şimdi ABD giderayak Şangay işbirliği ve BRICS işbirliğine oldukça zarar verdi. Özellikle Brezilyada iktidara gelen aşırı sağcı iktidarlar yüzünden BRICS örgütü şimdiden çok yara aldı. Buna karşın önümüzdeki günlerde Çin’in karşı hamlesi, Avrupa’yı ABD’den ayırma girişimlerine tanık olacağız.

8) Rusya ve ABD arasındaki orta menzilli füze anlaşması; Anlaşmanın sona ermesi dünya güvenliğini tehdit ediyor.

9) Güneydoğudaki bazı belediyelere kayyum atanması; Ülkemizdeki en önemli sorunlarından birisi.    Türkiye’deki tüm siyasi partileri adeta ikiye böldü. Ben gelişmelere demokrasinin içeriğinden bakarım.   

10) İşsizlik sorunu; Ülkemizin en önemli sorunu. Benim bu konuda görüşlerimin önümüzdeki günlerde yazmaya çalışacağım. İşsizliğin çözümü Anadolu zenginliğindedir, bu zenginlikte aramamız gerekir.

11) G7 Toplantısı; Bu yazının yazıldığı sırada yapılıyor. Doğal olarak bu kapitalistlerin toplantılarında protestolar da yoğun oldu. Bu toplantıların gündeminde çok iddialı gündemleri olur, mesela iklim değişikliği gibi!!! oysa ABD başkanı Trump’ın katıldığı toplantılarda dünyamız için hayırlı kararlar çıkması söz konusu olamaz. Kendisinin dünyanın en fazla yalan söyleyen lideri olduğu iddia ediliyor. (Bu benim düşüncem değil kendi ülkesinin analizcilerin görüşü)

En son Danimarka’dan Grönland’ı istedi!!! Danimarka Başbakanı “Satılık malımız yok” deyince Danimarka’ya küstü ve Danimarka’yı NATO katkısını yükseltmek istedi. (Grönland nadir mineraller bakımından çok zengin.)

Bu kapitalistlerin son toplantısı olmalı,
ÇÜNKÜ YA DÜNYA KAPİTALİSTLERDEN KURTULACAK,
YA DA KAPİTALİSTLER BU DÜNYAYI YOK EDECEKLER…


İster misiniz benim önce ki yazlarımda kendisinden çok söz ettiğim şimdi ABD’ye giden İsveçli aktivist kız kapitalizme en büyük darbeyi vurabilir mi? Yüzlerce yıldır o kadar ünlünün yapamadığını yapar mı dersiniz?   Ben umutluyum…

Son sözlerim: bugünler ülkemiz tarihinin en görkemli günleri. O şanlı tarihimizden biraz söz etmeliydim ancak artık ülkemiz çok değerli araştırmacı gençler yetişmiş. O günleri bize yaşatan kadroları ve büyük önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü SAYGI İLE ANIYORUM.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html